Anız yangınları geleceğimizi de yok ediyor

Tüm uyarılara rağmen çiftçiler yine anız yakmaya devam ediyor. Mardin’de mısır ekimiyle birlikte çiftçi yakıttan ve zamandan tasarruf sağlamak için tarladaki temizliği ateş yakarak yapıyor. Uzmanlar ise bu geleneksel anız yakma yöntemin sürdürülebilir tarımı tehlikeye soktuğunu söylüyor.

Anız yangınları geleceğimizi de yok ediyor
Selman Güneş
Yayınlanma

17:25 - 25 Haziran 2025

Güncelleme

17:25 - 25 Haziran 2025

Okuma Süresi

3 dakika

Bereketli Mardin Ovası ve yükselen kara dumanlar. Tarlada yanan sadece samanlar değil çiftçinin geleceği de kül oluyor. Mardin’de buğday hasadından sonra toprağı kısa sürede mısır ekimine hazırlamak isteyen çiftçilerin en büyük hatası anız yakmak.

Mardin ovasında yaklaşık bir Aydan beridir süren buğday hasadı bugün itibariyle sona gelindi. Çiftçiler artık ikinci ürün mısır ekmek için çalışmalara başladı. Ve tarladaki temizliği ateş yakarak yapıyor. Ancak uzmanlar uyarıyor. Çiftçi tarlayı bu geleneksel yöntemle temizlediğini zannediyor ancak durum hiçte düşündükleri gibi değil.

Prof. Dr. Yusuf Doğan çiftçileri uyararak şunları söyledi: “Doğal dengenin bozulmasının yanında çevre ve hava kirliliğine neden olur. Bir de en önemlisi bizim için önemli olan toprak sağlığı açısından dezavantajlar söz konusu olmaktadır. Bununla beraber hem mal kayıpları hem de can kayıpları olduğunu söyleye biliriz.”

Çiftçiler bilmeden bindikleri dalı kesmiş oluyorlar. Anız yangınları nedeniyle topraktaki organik maddeyi de azaltıyorlar ve toprağa yararlı canlılar da yok olmakta. Böylece toprak verimliliği de düşmüş oluyor.

Doğan, “Toprak canlı yapıya sahip olduğu için mikro organizmalar ve faydalı bakteriler ne yazık ki ölmekte. Bunun yanında sürüngenler ve omurgasız hayvanlar da zarar görmektedir. Bu son zamanlarda orman yangınlarına da neden olmaktadır. Çiftçi zamandan ve yakıttan  tasarruf sağlayayım darken geleceğini de yok ediyor. Çiftçi  bir hafta ekin yapabilmek için hem mevcut ekonomik anlamda daha az yakıt yakayım ve daha kısa süre ekimi gerçekleştireyim diye bu yola müracaat etmekte. Bölgemizde de oldukça yaygındır. Çünkü Mardin bölgesinde ikinci ürün olarak mısır ekimi yaklaşık olarak 400 bin dekarlık bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Bu da mevcut anız yıkımıyla beraber ciddi mana da problemler yaşamaktayız.” dedi.

Doğan sözlerini şöyle dürdürdü: Toprak yüzeyi yakıldıktan sonar mevcut besin elementlerinde kayıplar söz konusu olmakta ve rüzgar erozyonunda toprakların bir yerden bir yere taşınması söz konusu olmaktadır. Çünkü toprak yüzeyinde herhangi bir sap saman kalmadığı için mevcut rüzgarla beraber taşınma söz konusu olmakta. Yapılması gereken ise anıza ekim yöntemi. Yani samanın toprağa karışacak şekilde sürülmesi. Biz toprağın zarar görmemesi açısından değerlendirdiğimiz zaman anızı yakma işlemini tamamen ortadan kaldırabilecek anıza ekim yöntemlerini önermekteyiz. Son zamanlarda da hem Türkiye’de hem de bölgemizde bu konu ile ilgili çalışmalar yapılmakta ve iyi sonuçlar alındığını söyleyebiliriz.”

Yakılan anızlar çevredki bahçe ve orman alanlarına da zarar veriyor. 2025 yılı için anız yakanlara her dekar başına 556,71 TL idarî para cezası uygulanırken. Anız yakmanın orman ve sulak alanlara  bitişik yerler ile meskûn mahallerde işlenmesi durumunda ceza 5 kat artıyor.


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir