Prof Dr. Doğan Dünya Su Günü münasebetiyle bir yazı kaleme aldı

Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan, Dünya Su Günü ile ilgili olarak bir yazı kaleme aldı.

Prof Dr. Doğan Dünya Su Günü münasebetiyle bir yazı kaleme aldı
Haber Merkezi
Yayınlanma

12:35 - 23 Mart 2025

Güncelleme

12:43 - 23 Mart 2025

Okuma Süresi

5 dakika

Dünya Su Günü, her yıl 22 Mart’ta kutlanan bir gündür. 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilmiştir. “Dünya Su Günü”, gerek BM üyelerinin, gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen su kaynaklarının önemine dikkati çekmek ve bu kaynakların sürdürülebilir yönetimine odaklanılmasını sağlamak amacıyla her yıl 22 Mart’ta Uluslararası Dünya Su Günü kutlanıyor.  

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre su kullanımlarının dağılımları da farklılıklar gösterebilmektedir.  Dünyada ve ülkelimizde su kullanımı daha çok tarımsal amacı ile kullanıldığı, Dünyadaki tarımsal amaçlı su kullanımı, toplam sektörel su kullanımlarının yaklaşık yüzde 70‘ini oluştururken, bu değer Avrupa için yüzde 25,  Afrika ve Asya için ise yüzde 81’oranında olduğunu, ülkemizde ise bu oranın yüzde 77 sulama suyu olarak kullanıldığı ve geriye kalan yüzde 23 ise içme ve sanayi amaçlı olarak kullanıldığı belirlenmiş.Gelişmiş ülkelerde tarımda kullanılan su miktarının düşük olduğunu görüyoruz bunun nedeni su tüketimi konusunda daha bilinçli ve modern sulama teknikleri kullanıldığını söyleyebiliriz.

Küresel ısınma ile birlikte yaşanması muhtemel tarımsal kuraklıkla, sadece bir coğrafik bölgemizi değil bütün bölgelerimizin etkilenmesi beklenmektedir. Tarımsal kuraklık sonucu tarımsal üretimde düşüklük, ekonomik kayıplar, ekolojik dengenin bozulması, sosyal yaşantının etkilenmesi söz konusudur.

Akdeniz kuşağında yer alan Ülkemiz, yüksek risk grubu ülkeler arasında kabul ediliyor. Önümüzdeki 100 yıl için yapılan iklim değişikliği tahminlerine göre, ülkede su kaynaklarının yaklaşık yüzde 25 oranında azalması bekleniyor.

Tarımsal kuraklık konusunda kamuoyunun bilincinin artırılması, sürdürülebilir tarımsal su kullanımının planlanması, kuraklığın yaşanmadığı dönemlerde gerekli tedbirlerin alınması ve kriz dönemlerinde etkin mücadele programı uygulanarak kuraklığın etkilerinin en aza indirilmesi amaçlanıyor.

Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, 2050 yılından itibaren Türkiye’nin su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alacağı tahmin ediliyor.

Planlar kapsamında; havza ölçeğinde kuraklık analizleri yapılarak mevcut ve gelecek su potansiyeli doğrultusunda tarım, içme suyu, sanayi, ekosistem, turizm sektörlerine kuraklığın etkileri tespit ediliyor. Olası kuraklık durumlarına hazırlıklı olunması maksadıyla da buna dayanıklı bitkilerin ekimi, sulama sistemlerinin modernizasyonu, alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi, sulama randımanının artırılması gibi tedbirler belirleniyor.

Her geçen gün su kaynaklarının azalması ile mevcut su kaynaklarının bilinçli ve ekonomik kullanımı oldukça önem kazanmıştır. Tarımda sulama sistemindeki yanlışlar nedeniyle tasarruf yapılamıyor. Türkiye’de tarımsal sulamanın yaklaşık yüzde 80’ni vahşi sulama olarak adlandırdığımız salma sulama ile yapılıyor. Tarımsal sulamanın yüzde 11’i yağmurlama sistemi ile yapılırken sadece yüzde 9’u damla sulama ile yapılmaktadır. Son yıllarda damlama sulama yönteminin önemi anlaşılınca kullanımında bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Salma sulama, yani vahşi sulama yönteminden artık tamamen vazgeçmeliyiz. Salma sulama sistemi yerine basınçlı sulama sistemlerine geçiş yapılması gerekiyor. Yağmurlama ve damlama sulama gibi yöntemler, suyun daha verimli kullanılmasını ve daha geniş alanlarda tarım yapılmasını sağlıyor.

Tarımda en verimli sulama sistemlerinden biri damla sulamadır. Damla sulama, suyu bitkilerin kök bölgesine doğrudan uygulayarak su tasarrufu sağlar. Bu yöntem, suyun doğrudan toprak yüzeyine verilmesiyle toprak neminin dengeli bir şekilde korunmasına yardımcı olur ve bu da bitki gelişimini olumlu yönde etkiler ve aynı su miktarıyla daha geniş alanlarının sulanmasını sağlar. Mardin ArtukluÜniversitesi olarak bu konuda çiftçilerimize sürekli rehberlik ediyoruz. Tarım İl Müdürlüğü’nün de bu konuda çeşitli projeleri bulunuyor. Su tasarrufu tarımsal üretimin planlanması ile olumlu sonuçlar alınmasında oldukça önemli bir yere sahip olduğu her bir ürünün su tüketim miktarı, su maliyeti dikkate alınarak tarımsal üretimin planlanması, ürün deseninin yeniden oluşturulması gerekiyor. Su kaynaklarının ekonomik kullanımı, yalnızca tarımda değil, bireysel tüketimde de herkesin sorumludur.

Mardin bölgemizde son yıllarda meydana gelen kuraklık ciddi boyutlarda olduğunu, Mardin Ovası’nda 3,1 milyon dekarlık tarım alanı bulunduğunu bunun 2.5 milyon dekarında hububat ve baklagillerin ekili alanların olduğunu yüzde 60’ında ise sulu tarım yapılmaktadır. “2024 yılının son üç ayında (Ekim, Kasım ve Aralık) sadece 93 milimetre yağış kaydedildi. Bu miktar, 2023 yılının son üç ayında (Ekim, Kasım ve Aralık) 233 milimetreydi. Geçen yıla göre 2.5 kat bir azalma söz konusu, Yağış miktarında meydana gelen düşmenin kuru şartlarda ekimi yapılan bitkisel üretimde etkisi gösterdiğini ve olumsuz etkilendiği, sulu alanlarda ise çiftçilerimiz Şubat ayı itibari ile sulama yapmaya başladığını belirti. Buda mevcut sukaynaklarımızın tarım sistemini içinde ekonomik kullanmıacısında önemliliğini ortaya koymaktadır.


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir