Ana içeriğe geç İçeriğe geç
Editörün Seçtikleri

Mardin’in Reyhani’si: Bir yılanın rivayeti, bin yılların kültürü

Mardin’in çok kültürlü hafızasında özel bir yere sahip Reyhani, yalnızca bir dans değil; şükür, dua, sevgi ve bağlılığın beden dili. Adını reyhan bitkisinden aldığı anlatılan ezgiye ilişkin yılan rivayeti ise bu kültürel mirasa gizemli bir hikâye katıyor.

Mardin’in Reyhani’si: Bir yılanın rivayeti, bin yılların kültürü

Mardin’in taş sokaklarında, düğünlerinde ve geleneksel eğlencelerinde yaşamaya devam eden Reyhani, kendine özgü ezgisi ve anlam yüklü figürleriyle kentin kültürel kimliğini yansıtan önemli değerlerden biri. Bir yandan kuşaktan kuşağa aktarılan halk geleneğini yaşatırken diğer yandan farklı inançların ve kültürlerin bir arada şekillendirdiği Mardin’in ortak hafızasını temsil ediyor.

Reyhani’nin kökenine ilişkin anlatılar arasında en dikkat çekicilerinden biri, henüz adı konulmamış bir ezgi ve saraya giren bir yılanla ilgili. Rivayete göre sarayda müzik çalındığı sırada içeri giren yılan, ağzındaki tohumları padişahın önüne bırakıyor ve kimseye zarar vermeden uzaklaşıyor. Toprağa ekilen tohumlar yeşererek reyhan bitkisine dönüşüyor. Ezginin de bu olaydan sonra Reyhani adını aldığı anlatılıyor.

Hikâyenin devamında, yılanın ezginin etkisiyle sakinleştiğine inanılıyor. Böylece müzik, doğa ve insan arasındaki ilişkiyi simgeleyen bir anlatı ortaya çıkıyor. Ancak bu hikâye, tarihsel olarak doğrulanmış bir olaydan ziyade Reyhani’nin kökenine ilişkin halk rivayetlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Reyhani’nin ortaya çıkışını bir rahibin dansına ve duasına bağlayan başka bir anlatı da bulunuyor. Bu farklı rivayetler, geleneğin yalnızca eğlenceyle değil, manevi anlamlarla da ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Ezgiyle anlatılan hikâye, figürlerle yaşatılan gelenek

Reyhani’yi diğer halk danslarından ayıran özelliklerden biri, hareketlerin sembolik anlamlar taşıması. 2019 yılında Folklor/Edebiyat dergisinde yayımlanan, Işıl Altun ve Çiğdem Akyüz Öztokmak imzalı akademik araştırmada Reyhani, ritüel kökenleri bulunan ve zaman içinde değişerek günümüze ulaşan bir müzik ve dans geleneği olarak ele alınıyor. Araştırmada dansın şükür, dua ve sevgiye bağlılık gibi anlamlarla ilişkisi de inceleniyor.

Dans sırasında ellerin ve avuçların kullanımı, yere doğru eğilme ve parmaklarla ritim oluşturma gibi hareketler ön plana çıkıyor. Bu figürler, geleneğin yorumlanışına göre doğayla kurulan bağı, bereket için şükrü ve sevilen kişiye bağlılığı ifade ediyor.

Reyhani, kadınlar ve erkekler tarafından icra edilebiliyor. Günümüzde özellikle nişan, kına gecesi ve düğünlerde yaşatılan gelenek, Mardin’in farklı kültürel çevrelerinde karşılık bulan ortak bir değer olarak varlığını sürdürüyor.

Reyhanın kokusundan müziğin ruhuna

Reyhan bitkisi, hoş kokusunun yanı sıra kültürel ve manevi çağrışımlarıyla da bu geleneğin merkezinde yer alıyor. Ezginin adının reyhanla ilişkilendirilmesi, bitkinin dinlendirici kokusu ile müziğin dinleyende uyandırdığı sakinlik arasında sembolik bir bağ kurulmasını sağlıyor.

Akademik araştırmada reyhanın farklı dinî anlatılardaki yeri ve ruh kavramıyla ilişkilendirilmesi üzerinden dansa yüklenen manevi anlamlar da değerlendiriliyor. Bu yönüyle Reyhani, yalnızca ritme eşlik edilen bir oyun değil; insanın doğaya, inancına ve sevdiklerine yönelik duygularını bedeniyle ifade ettiği bir kültürel anlatım biçimi olarak öne çıkıyor.

Peki, yılan gerçekten müziği duyabilir mi?

Reyhani’nin yılanla ilişkilendirilen rivayeti, bilimsel açıdan da merak uyandıran bir soruyu beraberinde getiriyor: Yılanlar müzik seslerini algılayabilir mi?

Avustralya’daki Queensland Üniversitesi araştırmacılarının da aralarında bulunduğu bir ekip, 2023 yılında yayımlanan çalışmada yılanların seslere nasıl tepki verdiğini inceledi. PLOS ONE dergisinde yayımlanan araştırmada, beş farklı cinse ait 19 yılan üzerinde toplam 304 kontrollü deney gerçekleştirildi.

Yılanların insanlardaki gibi dış kulak kepçeleri ve kulak zarları bulunmuyor. Bununla birlikte, bu durum onların tamamen sağır olduğu anlamına gelmiyor. Araştırmalar, yılanların özellikle düşük frekanslı seslere ve zeminden iletilen titreşimlere tepki verebildiğini ortaya koyuyor. Ses kaynaklı baş titreşimlerinin, çene kemikleriyle bağlantılı işitme yapıları üzerinden iç kulağa iletilebildiği düşünülüyor.

Araştırmada 0-150, 150-300 ve 300-450 hertz aralıklarındaki sesler test edildi. Sonuçlar, yılanların seslere verdiği tepkilerin türlerine göre değiştiğini gösterdi. Bazı yılanlar ses kaynağından uzaklaşırken bazıları farklı hareketler sergiledi. Dolayısıyla bütün yılanların aynı biçimde tepki verdiğini söylemek mümkün değil.

Ancak bu deneyler, Reyhani ezgisinin bir yılanı sakinleştirdiğini veya söz konusu rivayette anlatılan olayın gerçekten yaşandığını kanıtlamıyor. Bilimsel bulgular yalnızca yılanların belirli sesleri ve titreşimleri algılayabildiğini gösteriyor.

Mardin’in hafızasında yaşamaya devam ediyor

Reyhani’nin asıl gücü, kökenine ilişkin rivayetlerin ötesinde, bugün hâlâ yaşatılan bir gelenek olmasında yatıyor. Her figüründe farklı bir anlamın yorumlandığı bu dans, Mardin’in kültürel çeşitliliğini müzik ve hareket aracılığıyla gelecek kuşaklara taşıyor.

Bir yanda reyhan tohumları bırakan yılanın anlatısı, diğer yanda şükür ve bağlılığı ifade eden figürler… Reyhani, rivayetle gerçeğin birbirinden ayrıldığı noktada bile kültürel değerini koruyor. Çünkü bu ezginin hikâyesi yalnızca nasıl ortaya çıktığıyla değil, Mardin’de insanların onu bugün nasıl yaşattığıyla da anlam kazanıyor.

Kaynak notu: Reyhani’nin kültürel ve ritüel boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde Altun ve Akyüz Öztokmak’ın 2019 tarihli akademik araştırmasından; yılanların ses algısına ilişkin bölümde ise 2023 tarihli bilimsel çalışmadan yararlanılmıştır.

Bu haberi paylaşınBeğendiyseniz çevrenizle paylaşın.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.