Mardin’de Süregelen Su Krizinin Temelinde 2007 Yılındaki Altyapı Tercihi Yatıyor

Mardin genelinde son yıllarda sık sık yaşanan su kesintileri, yalnızca günlük yaşamı değil, bölgedeki sağlık, eğitim ve tarımsal faaliyetleri de olumsuz etkiliyor. Su arzındaki bu süreklilik sorununun kaynağında ise, 2007 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen Beyaz Su Ana İsale Hattı’nda yapılan teknik bir tercih bulunuyor.

Mardin’de Süregelen Su Krizinin Temelinde 2007 Yılındaki Altyapı Tercihi Yatıyor
Haber Merkezi
Yayınlanma

13:53 - 21 Temmuz 2025

Güncelleme

13:53 - 21 Temmuz 2025

Okuma Süresi

4 dakika

Mardin genelinde son yıllarda sık sık yaşanan su kesintileri, yalnızca günlük yaşamı değil, bölgedeki sağlık, eğitim ve tarımsal faaliyetleri de olumsuz etkiliyor. Su arzındaki bu süreklilik sorununun kaynağında ise, 2007 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen Beyaz Su Ana İsale Hattı’nda yapılan teknik bir tercih bulunuyor.

Dört İlçeye Su Taşıyan Hatta Onlarca Arıza
Mardin’in içme suyu ihtiyacını karşılayan ve Midyat ile Nusaybin arasında yer alan Beyaz Su doğal kaynağından gelen su, Artuklu, Kızıltepe, Midyat ve Nusaybin ilçelerine bu hat üzerinden ulaştırılıyor. Ancak 86 kilometre uzunluğundaki bu ana isale hattında, 2015 yılından bu yana kayıt altına alınan verilere göre 89 ayrı arıza meydana geldi. Bu arızaların neredeyse tamamı boruların çatlaması ya da patlaması sonucu oluştu. Özellikle yaz aylarında, Mardin’in en yoğun nüfuslu ilçelerinden Kızıltepe ve Artuklu başta olmak üzere birçok bölge günlerce susuz kalmak zorunda kaldı.

CTP Borular: Mardin’in Zeminine Uygun Olmadı
Altyapı sisteminde kullanılan Cam Elyaf Takviyeli Polyester (CTP) borular, Mardin’in zemin yapısı ve güzergâh boyunca karşılaşılan jeolojik koşullarla uyumlu olmadı. Esnek olmayan ve sert bir yapıya sahip bu borular, özellikle yer hareketlerine karşı dayanıksız kaldı. Hattın geçtiği bölgelerde yaşanan hafif yer kaymaları dahi borularda kırıklara neden oldu. Yapılan teknik analizler, bu boru tipinin hem tamir sürecini uzattığını hem de uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm sunmadığını ortaya koydu.

Türkiye’de yalnızca iki projede kullanılan CTP borular, yaşanan arızalar nedeniyle daha sonra hiçbir büyük altyapı projesinde tercih edilmedi. Bu da Mardin’deki sistemin, nadir kullanılan ve yeterince denenmemiş bir malzeme seçimiyle inşa edildiğini gösteriyor.

Yeni Hat Projesi 2023’te Başladı: Ancak İlerleme Yavaş
Mardin’deki içme suyu problemlerine kalıcı bir çözüm üretmek amacıyla, 2023 yılında yeni bir isale hattı projesine başlandı. Bu yeni sistemde, daha dayanıklı olmasıyla bilinen çelik borular kullanılıyor. Fakat projede şu ana kadar yalnızca %20 oranında fiziki ilerleme sağlanabildi. Mevcut ödenek yapısı ve ihale süreçleri göz önüne alındığında, hattın 2029’dan önce tamamlanmasının zor olduğu ifade ediliyor.

Bu durum, mevcut sistemin hâlâ aktif olarak çalışmaya devam etmesi ve dolayısıyla arızaların da süreceği anlamına geliyor. Özellikle yaz aylarında artan tüketim, nüfus yoğunluğu ve sıcaklıkla birlikte, su kesintilerinin devam edeceği tahmin ediliyor.

Kurumlar Arası Geçiş ve Sorumluluk Dağılımı
2007 yılında DSİ tarafından yapılan proje, sonraki yıllarda Mardin Belediyesi’ne, ardından da büyükşehir statüsüyle birlikte MARSU’ya devredildi. Bugün yaşanan kesintilerin MARSU kaynaklı olduğuna dair kamuoyunda oluşan kanaate rağmen, teknik altyapının temeli bu kurumdan önce atılmıştı. Hattın inşasında tercih edilen boru tipi DSİ döneminde belirlenmişti.

Bu bağlamda, mevcut sorunların yalnızca bir kuruma yüklenmesi yerine, sürece müdahil olan tüm kamu kurumlarının çözüm konusunda ortak hareket etmesi gerektiği dile getiriliyor. Teknik altyapı projelerinin, uzun vadeli planlama ve bölgeye özgü zemin analizleri ile uyumlu şekilde hayata geçirilmesinin önemi, bu örnekle bir kez daha ortaya çıkmış durumda.

Geçici Değil, Süreklilik Gösteren Bir Kriz
Mardin’deki su kesintileri artık geçici bir aksaklık olmaktan çıkmış, sistematik ve yapısal bir probleme dönüşmüştür. Mevcut isale hattının tamamen devre dışı bırakılarak, yeni hattın bir an önce hizmete alınması gerektiği belirtiliyor. Ancak bunun yalnızca teknik değil, aynı zamanda bürokratik ve bütçesel adımların eş zamanlı olarak atılmasıyla mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Yetkililerin, sürecin hızlandırılması yönünde atacakları adımlar, Mardin halkının yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek nitelikte olacak. Projenin tamamlanması, sadece su kesintilerinin son bulmasını değil, aynı zamanda bölge halkının kamu hizmetlerine duyduğu güvenin yeniden tesis edilmesini de sağlayacak.


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir