Temel gıda ürünlerinde Türkiye’nin en yüksek dış ticaret istatistiklerine sahip olan Mardin, turizmde sahip olduğu kültür ve inanç merkezleriyle büyümeye ve kalkınmaya hızla devam ediyor. Kentin lokomotif sektörlerini tarıma dayalı sanayi üreticileri oluştururken Türkiye hububat üretiminin yüzde 20’sini tek başına Mardin üstleniyor. 2024 yılını 1 milyar doları aşkın ihracatla tamamlayan kent, 2025 yılının ilk 4 ayında 310 milyon dolar dış satıma ulaştı. Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hatip Çelik, kentin pek çok alanda ciddi bir başarı ivmesi gerçekleştirdiğini söyledi. Şehrin tarımda, sanatta, sosyal ve kültürel alanda dünyada bilinirliği artıran kentler arasında yer aldığına dikkat çeken Hatip Çelik, “Geçmiş dönemlerde farklı inançlar ve kültürlerin bıraktığı eserler ve yapılan mücadele kentimizi dünyada farklı bir noktaya taşıyor. Şuanda tarımda kentimiz ülkemizin hububat ihtiyacının tek başına yüzde 20’sini üstleniyor. İnanç ve kültür turizminde şehrimiz sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli cazibe merkezlerinden birisi konumuna erişti. Kentimizin İpek yolu üzerindeki konumu ve hem Irak hem de Suriye’deki lojistik avantajları sayesinde sanayi yatırımları aralıksız devam ediyor. Tüm bu potansiyelin farkında olarak girişimlerimize devam ediyoruz. Özel sektörümüzün daha da güçlenmesi için kamu, üniversite, sanayi işbirliğini artıracak projelere dönüyor, düzenlediğimiz etkinliklerle yeşil dönüşüm, teknoloji, dijitalleşme ve dış ticaret etkinlikleriyle firmalarımızı doğru kanallara yönlendiriyoruz” dedi.
“Mardin iş dünyası temsilcileri sürdürülebilir lojistik hizmetler bekliyor”
Kentteki iş dünyası temsilcilerinin en önemli taleplerinden birisinin demiryolu hizmetlerine erişim ve Mardin Lojistik Merkezi olduğunu ifade eden Hatip Çelik, “Kentimiz Orta Doğu pazarına ihracatta önemli bir lokasyonda yer alıyor. Bunun için Mardin Lojistik Merkezi’nin yapımını hızlandıracak yeni girişimler bekliyoruz. Güneydoğu’ya en yakın lojistik merkezi ne yazık ki Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde yer alıyor. Ankara’nın Kazan ilçesinde kurulan Lojistik Köyü inceledik. Bu projenin benzerinin Mardin’de kurulacak olması bizi heyecanlandırıyor. Bütçesi 1 milyar TL olacak Mardin Lojistik merkezi yaklaşık 2 bin dekar alan üzerinde yükselecek. Projede şuan fizibilite çalışmaları devam ediyor. Yaptığımız incelemelerde Mardin Lojistik Merkezi’nin 1’nci derecede yaklaşık 2.000 dekar tarım arazisi üzerinde konumlandırıldığını tespit ettik. Oda olarak buna karşı çıktık bakanlığımıza gerekli girişimleri yaptık. Bu sayede tarım arazilerimizi betonlaşmadan kurtardık. Yakın zamanda fizibilite çalışmalarının tamamlanmasını ve uygulamaya geçilmesini bekliyoruz. Kurulacak lojistik merkezinin çevresinde sanayi siteleri, toptancılar sitesi, meyve sebze hali, yük elleçleme merkezleri ve Tren Gar’ı da inşa edilecek. Kalkınma Yolu Projesi bölgemizden geçtiği için bölgede kurulacak Mardin Gar’ı yolcu taşımacılığında da önemli bir işlev üstlenecek. Bu yatırımla birlikte Mersin ile Gaziantep arasında inşa edilen hızlı tren hattının Mardin’e kadar uzatılması için de lobi faaliyetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz” diye konuştu.
GAP Projesi’nde dağıtım kanallarının inşaatı yavaş ilerliyor
Güney Doğu’nun kalkınması için 1997’de başlayan GAP Projesi’nin Mardin etabının tamamlanma oranının yüzde 30’a ulaştığını kaydeden Hatip Çelik, projeyi hızlandıracak çalışmalar beklediklerini ifade etti. Mardin sulaması ana hattının inşası bittiğini ancak dağıtım kanalları inşaatının yavaş ilerlediğini ifade eden Hatip Çelik, şöyle devam etti: “Şuanda GAP Projesi’nin Mardin etabında hedeflenen 112 bin hektarlık alanın sadece yaklaşık 30 bin hektarı sulanabiliyor. Ana hatlardan tarlalara ulaşan hatların inşası ise devam ediyor. Mardin – Ceylanpınar Ovası Sulama Projesi’nde yaklaşık 15 bin hektar alanı sulayacak kanalların yapımı tamamlandı. Ancak teknik sorunlar nedeniyle hatta su verilemiyor. Bu projede 5 bin 708 hektarlık alan ile 15 bin hektarlık alan üzerinde su dağıtım kanalı inşaatı da devam ediyor. Çiftçilerimizin cazibeli sulama hizmetlerine erişimi için 56 bin hektar alanı suyla buluşturacak Mardin Depolaması Pompaj Sulama Projesi’nin de bir an önce uygulamaya alınması gerekiyor.”
Yenilenebilir enerji ve kapalı devre sulama sistemi teşvik edilmeli
Sulama projelerinin getirdiği yüksek enerji maliyetlerinin doğrudan çiftçileri ve tüketicileri olumsuz etkilediğini kaydeden Hatip Çelik, gıda enflasyonunun artmaması için cazibeli sulama projelerinde pek çok bölgede olduğu gibi yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesini ve kapalı devre sulama sistemine geçilmesi gerektiğini belirtti. Başkan Çelik, “Şuanda Harran Ovası’nda çiftçilerin ödediği sulama ücretleriyle bölgemizdeki üreticilerin ödediği ücretler arasında ciddi bir fark var. Harran’da çiftçiler dönüm başı 150 TL ile 200 TL arasında değişen ödemeler yaparken Mardin’deki çiftçilerimizin dönüm başı 1500 TL – 2.000 TL ödeme yapıyor. Enerjiye erişimde bölgedeki haksız rekabetin önlenmesi için bölgemizdeki pompaj sistemlerinde tüketilen enerji miktarı kadar yenilenebilir enerji sistemlerinin altyapısı oluşturulmalı. Ancak bunun sağlanması için sulama kooperatifleri ile çiftçilerimizin sürdürülebilir finans kaynaklarına erişimi sağlanmalı. Sulamada yaşanan en önemli sorunlardan birisi de sulama suyu potansiyelinin hızla düşüş göstermesidir. Su yetersizliğinden dolayı şuanda bazı hatlara su verilemiyor. Su kaynaklarımızın sürdürülebilir bir şekilde kullanılması için bölgemizde kapalı devre sulama hatlarının inşaatına da bir an önce başlanması gerekiyor” dedi.
Tarihi mekanlar için Mardin Kültürel Miras Fonu kurulmalı
Mardin ve çevresinde toplamda 266 adet sit alanı bulunduğunu ifade eden Hatip Çelik, bu yapıların korunması ve geleceğe aktarılması için Mardin Kültürel Miras Fonu’nun bir an önce kurulması gerektiğini söyledi. Artuklu – Akkoyunlu Eserleri, TurAbidin Manastırı ve Kiliseleri, Zeynel Abidin ve Mor Yakup’un Unesco Dünya Miras Listesi katılımı için hazırlık yapıldığını sözlerine ekleyen Başkan Çelik, “Bunun yanı sıra kentimizin Avrupa Megalitik Kültür Rotası, Avrupa Şarap Rotası, Avrupa Zeytin Rotası’na katılımı için girişimlerimiz devam ediyor. Burada alan yönetim planın hazırlanması ve gerekli restorasyonların yapılması için çalışıyoruz. Ancak yıkılma riski olan tarihi yapılarımız için 300 milyon TL’lik bir fon oluşturulmasını öneriyoruz. Özellikle Maristan Külliyesi’nin bir an önce restorasyonunu başlatılmasında fayda var. Öte yandan Mardin Müzesi’nin tekrar Süryani Katolik Cemaatine devredilmesi gündeme alındı. Bu kapsamda Mardin kentsel sit alanı içinde arkeolojik kazılardan çıkarılan eserlerin sergilenebileceği yeterli kapasitede ve modern bir Arkeoloji Müzesi’nin kurulması gerekiyor. Dara, Boncuklu Tarla, Mardin Kalesi ve Gırnavaz’ın kazılarının sürdürülmesi için kurumlar vergisinden istisna yapılmasını öneriyoruz” dedi.
