Kızıltepe son günlerde sessiz bir çığlık atıyor.
Duyan yok.
Bir aile evinde kurşunlarla öldürülüyor…
Öfke, cehalet bitmiyor…
Bir Araç taranıyor…
61 yaşındaki bir aile reisi kendini asarak hayatına son veriyor.
İçten içe bir kin bir tartışmaya tartışma bir anda kavgaya, kavga kana dönüşüyor…
Canlar, hayatlarının en taze döneminde kara toprağa sürükleniyor…
Memleketin dört bir yanında benzer hikâyeler var, ama Kızıltepe’nin hikâyesi daha acı, daha yakıcı.
Çünkü burada herkesin yüzünde aynı soru yazıyor:
“Ne oluyor bize?”
Herkesin belinde bir silah hemen şiddete yöneliyor.
Bir anlık öfke yasa boğuyor.
Nitekim öyle de oluyor.
Silah kolay, öfke kolay…
Zor olan ise nefes almak, düşünmek, akıl etmek.
Sağ duyulu davranmak zor mu?
Soruyorsun insanlara…
“Ne oluyor bize?”
Kimse bilmiyor.
Ama herkes hissediyor.
Bir şeyler çöktü memlekette.
Sessizce.
İçeriden.
Sivil toplum örgütleri nihayet harekete geçti.
Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu Başkanı Mehmet Şerif Öter, yaşananlara sessiz kalmayacaklarını söyledi.
Doğru söz.
Ama geç kalınmış bir söz.
Çünkü mesele sadece açıklama yapmak değil…
Mesele, bu insanların neden bu kadar şiddete meyil göstermesi
Kızıltepe huzur istiyor.
Ama huzur, dilek küpüne atılan bozuk para değil.
Emeği var, çabası var, kararlılığı var.
Bugün yaşananlar bize bir şeyi hatırlatıyor:
Bir toplum, önce sağ duyulu olmalı
Silah sesi, çöküşün sonucu olur… sebebi değil.
Kızıltepe’nin feryadı, aslında hepimize:
“Sahip çıkın birbirinize.”
Yoksa hepimiz, bir gün aynı hikâyenin figüranı oluruz.
Belli olan bir şey var…
Birbirimize sahip çıkmadıkça,
Yarın başka bir evin kapısı çalınacak ölüm tarafından.
Ve yine soracağız birbirimize:
“Kızıltepe Ne oluyor bize?”
