Kemik erimesi nedir?

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ahmet Bozan, kemik erimesi ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

Kemik erimesi nedir?
Kemik erimesi nedir?
Ahmet Bozan
  • Yayınlanma30 Mart 2023 11:25
  • Güncelleme1 Nisan 2023 17:18

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ahmet Bozan, kemik erimesi ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

“Osteoporoz yani kemik erimesi; kemik mineral yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak kemik kalitesini azaltan, kemiğin mikromimarisini bozan ve kırılma olasılığını artıran bir hastalıktır. Türkiye Osteoporoz Derneği araştırmalarına göre; 50 yaşın üzerinde her üç kadından birinde (meme kanserinden fazla) ve 50 yaş üzerindeki 5 erkekten birinde (prostat kanserinden fazla) görülmektedir. Özellikle 45 yaş üzerinde görülür ve yaş ilerledikçe sıklığı artar. Kadınlarda daha fazla görülür. Osteoporoz sonucu kemiğin darbelere karşı direnci azalır. Kemik erimesine bağlı oluşan kırıklar ve sakatlıklar ciddi bir halk sağlığı sorunudur.

Osteoporoz Niye Olur?

Kemik dokusunda vücuttaki bütün dokular gibi devamlı olarak yeni hücreler üretilir ve yaşlanmış hücreler sürekli yıkılır, bu şekilde kemik devamlı olarak kendisini yeniler. Kemik üretimi 30’lu yaşlara kadar zirve yapar, daha sonra kemik kaybı adını verdiğimiz süreç başlar. Bu yüzden; 30 lu yaşlara kadar spor yaparak, yeterli ve düzenli beslenerek kemiklerimize yapacağımız yatırım ileri yaşlarda alacağımız besin takviyelerinden daha önemlidir. İleri yaşlarda vücut yeterli miktarda yeni kemik hücresi üretmekte zorlanmaya başlar. Kemik yıkımı, kemik üretiminden daha fazla olur ve kemikler zayıflar. Kemik kalitesi düşer kırılma riski artar; böylece kemik erimesi dediğimiz süreç başlar.

Osteoporoz Riskini Attıran Nedenler?

İleri yaş, menopoza bağlı hormonal değişimler, kalsiyum-magnezyum ve D vitamini alımının azalması, yetersiz ve düzensiz beslenme, tiroid – paratiroid hastalıkları, diyabet (şeker hastalığı),kortizon ve diğer bazı ilaç kullanımı kemik erimesi riskini arttıran nedenlerdendir. Hareketsiz bir yaşam, yeteri kadar güneşlenmeme, egzersiz yapmama, artmış sigara- alkol ve kafein tüketimi, kortizon gibi ilaçlar osteoporoz gelişimine sebep olabilmektedir

Osteoporoz Belirtileri Nelerdir?

Osteoporoz “sessiz hastalık” olarak adlandırılır; çünkü bir kemiğiniz kırılana kadar herhangi bir belirtiniz olmayabilir. Kalça veya omurga kırıkları yaşamı tehdit edecek duruma da gelebilir. Kırıklar dışında duruş/postür bozuklukları, boy kısalması ve kemik-kas ağrılarına neden olabilir.

Osteoporoz Tanısı Nasıl Konulur?

İleri yaş ve menopoz sonrasında hastalara önerdiğimiz kemik taraması yapılmadan osteoporoz tanısı konulamayabilir. Tarama yapmayan hastalarda genellikle osteoporoza bağlı kemik kırıklarının ortaya çıkmasından sonra tanı konulur. Kemik yoğunluk incelemesi (DEXA-kemik dansitometrisi) ile osteoporoz tanısı konulur.

Osteoporoz Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kemik kaybına karşı koruyucu ve sağlıklı kemik mineralizasyonunu teşvik eden koruyucu yaşam tarzı önlemleri önemlidir.
Kemik yoğunluğu ölçümü sonrası kemik erimesi teşhisi alan hastalara D vitamini-kalsiyum-magnezyum desteği yanında haftalık-aylık-3 aylık -6 aylık ve yıllık ilaç tedavi seçenekleri ile osteoporozun ilerlemesi ve kemik kırılma riski azaltılabilir.

Osteoporozun Önlenmesi İçin Öneriler?

-Yeterli miktarda kalsiyum alımının sağlanması önerilir. (Yaşa göre değişmekle birlikte günde yaklaşık 1.000-1.500 mg)
-Kalsiyum, beslenme veya takviyelerle sağlanabilir.
-Kalsiyum açısından süt ve süt ürünlerinin zengin olduğu biliniyor. Ancak vücut süt ürünlerindeki kalsiyumun ancak %30’unu kullanabiliyor.
-Süt ve süt ürünleri yanında maydanoz, roka gibi yeşil sebzeler ve fındık, badem, yumurta, kuru meyve de kalsiyumdan zengin diyetlerde yerini almalıdır.
-Beslenme ve gerektiğinde destek tedavileri ile magnezyum alınması önerilir
– D vitamini ve K vitamininin beslenme veya takviyelerle alımının sağlanması önerilir.
-D vitamini üretimi için Türkiye’de mayıs kasım ayları arasında saat 10:00-15:00 arası günde 15-30 dk haftada 3-4 gün kollar bacaklar açık olacak şekilde güneşlenme önerilmektedir.
-D vitamin değerlerine bakılarak gerekirse ilaç takviyesi ile 30-60 ng/ml aralığı hedeflenir.
-Sigara kullanımının bırakılması önerilir.
-Alkol kullanımını sınırlandırılması önerilir.
– Haftada en az 3 kez 30 dakika yapılacak hızlı yürüyüşler veya hafif koşu yapmanız kemik kütlesini arttırarak kemik kırılmalarını azaltma konusunda son derece faydalı olacaktır.