Doların yükselişi zengini daha zengin fakiri ise daha fakirleştirdi

Doların 9, Euro’nun ise 10 TL sınırına yaklaşmasıyla her 2 para biriminin TL karşısındaki yükselişi tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı. Türkiye ekonomisindeki sorunlar, ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası’na duyulan güvensizlik ve son olarak gerilen ABD-Türkiye ilişkilerinin etkisiyle kur rekor üstüne rekor kırarken, bu dönemin kazananı yine zenginler, kaybedenleri ise dar gelirli halk oldu. Doların yükselişinden dolayı […]

Doların yükselişi zengini daha zengin fakiri ise daha fakirleştirdi
Doların yükselişi zengini daha zengin fakiri ise daha fakirleştirdi
Selman Güneş
  • Yayınlanma9 Kasım 2020 13:23

Doların 9, Euro’nun ise 10 TL sınırına yaklaşmasıyla her 2 para biriminin TL karşısındaki yükselişi tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.

Türkiye ekonomisindeki sorunlar, ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası’na duyulan güvensizlik ve son olarak gerilen ABD-Türkiye ilişkilerinin etkisiyle kur rekor üstüne rekor kırarken, bu dönemin kazananı yine zenginler, kaybedenleri ise dar gelirli halk oldu.

Doların yükselişinden dolayı her şeye zam yapıldığını ve iktidarın bunu kabul etmek istemediğini dile getiren Hasan Şen, bunu gizlemenin bir anlamının olmadığını bu şekilde zenginin daha zengin, fakirin ise daha da fakir olduğuna dikkat çekti.
Şen, “Bize maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz? diye soruyorlar. Geçen gün inşaat için kablo aldım ama bir gün arayla metre başına tam 10 TL gelmişti. Esnafa ‘Neden bu kadar fiyat farkı oldu?’ diye sordum bana, ‘Dolar yükseldiği için’ cevabını verdi. Esnaf mı, yoksa yüksek zamların dolarla bir ilgisinin olmadığını söyleyenler mi yalan söylüyor, anlamadım. Bir çelişki var, kime sorsam dolardan dolayı fiyatların yükseldiğini söylüyor. İktidar ise dolarla alakası yok diyor. Herkes biliyor ki dolar, fiyatları etkiliyor. Bunu gizlemenin bir anlamı yok. Zengin daha da zengin, fakir ise daha da fakir oldu.” diye konuştu.
“Şu anda asgari ücretin 3 bin 300 TL olması lazım”

Şu anda psikolojik olarak herkesin çökmüş durumda olduğunu ve kime sorulursa sorulsun hiç kimsenin gülümseyemediğini belirten Süheyl Baran, kimsenin evinde mutlu olmadığını ama bir kısım medyanın her şeyi güllük gülistanlık gösterdiğini söyledi.

Baran, “Ben çok fazla etkilenmedim çünkü benim cebimde dolar yok ki, dolar borcu olanlar düşünsün, doların yükselişi zengini yükseltirken, fakirin ise dibe vurmasına neden oldu. Şu anda asgari ücretin 3 bin 300 TL olması lazım. Dolara endeksli olduğu zaman, dışardan gelen ürünler cebimize yansıyor ama millet bunun farkına varana kadar iş işten geçiyor. Bir araştırma yapılsın kaç kişi evinde mutlu oturuyor? Çok şükür kirada oturmuyorum, eğer kirada oturuyor olsaydım bu soruları bana soramazdınız. Kesin boğazım düğümlenirdi.” ifadelerini kullandı.
“2020’nin başından bu yana asgari ücrete bin 55 TL’lik erime yaşandı” 

Doların yükselişi ile birlikte maaşlarını eridiğini dile getiren Mehmet Fatih Alkaş, 2020’nin başından bu yana maşların dolar karşısında bin 50 TL’lik bir erime yaşadığına dikkat çekti.

Alkaş, “Dolardan dolayı gıda fiyatlarında yüzde 100 bir artış var. Şeker, yağ, elektrik, doğalgazda yüzde 20’lere varan bir artış oldu. Milletin alım gücü azaldı, aldığım maaş yetmiyor. Türkiye’de asgari ücretle çalışan 10 milyona yakın insan var. Yılbaşından bu yana dolar karşısında maaşlarda bin 55 TL’lik bir erime yaşandı.” şeklinde konuştu.
“Doların yükselişi her şeye yansıdı”

Doların yükselişinin piyasaya açık ve net bir şekilde etki ettiğini ifade eden Bedrettin Sevinç, “Zengin daha zengin, fakir ise daha fakir oldu. Allah, fakirin yar ve yardımcısı olsun. Bu gün domates bile almaya kalksanız dolara bağlıdır. Açık ve nettir bu. Sebzesi, meyvesi, yağı her şey dolara bağlı, dolara bağlı olmaya hiçbir şey yok. Yoktur diyen yalan söylüyor. ‘El birliği ile dolar almayalım’ diyeceğim ama yalandır. Bunu engellemek mümkün değil. ABD seçimleri doların yükselişini zaten tetikliyor. Memur maaşları temmuz ayına göre yarı yarıya düştü. Temmuz ayında bir asgari ücretli 100 dolar alabiliyorken şimdi ise 40 dolar ancak alabiliyor. Doların yükselişi kiralara, akaryakıta, gıdalara… kısacası her şeye yansıdı, yansımayan tek bir şey yok.” diye konuştu.