“Arsamızın elimizden alınması bizi yıkmıştır”

Toplumun büyük sıkıntılar yaşadığı 3194 sayılı imar kanununda 18.madde imar uygulaması yasal boşlukları nedeniyle büyük mağduriyetlere neden olmaya devam ediyor. Amacının dışına çıkarılmaya açık olan 18.Madde imar uygulaması ile vatandaşların imarlı arsalarının yüzde 45’i ellerinden alınabiliyor. Düzenleme Ortaklık Payı(DOP) kesinti ifadesini; bazı belediyeler madem yasa bana bu hakkı vermiş sonuna kadar yani mülk sahibinin mevcut […]

“Arsamızın elimizden alınması bizi yıkmıştır”
“Arsamızın elimizden alınması bizi yıkmıştır”
Selman Güneş
  • Yayınlanma10 Şubat 2022 08:46

Toplumun büyük sıkıntılar yaşadığı 3194 sayılı imar kanununda 18.madde imar uygulaması yasal boşlukları nedeniyle büyük mağduriyetlere neden olmaya devam ediyor.

Amacının dışına çıkarılmaya açık olan 18.Madde imar uygulaması ile vatandaşların imarlı arsalarının yüzde 45’i ellerinden alınabiliyor. Düzenleme Ortaklık Payı(DOP) kesinti ifadesini; bazı belediyeler madem yasa bana bu hakkı vermiş sonuna kadar yani mülk sahibinin mevcut imarlı arsasının yüzde 45’inin tamamını kullanıyor. Bunun son örneklerinden biri de Midyat’ta yaşandı.

İlçenin saygın doktorlarından Mehmet Nafi Güneş, Orta Çarşı Mahallesi’nde 928,29 metrekarelik alanlı A2 imarlı arsayı 2021 Ocak ayında satın aldı. Müstakil ev yapılmak amacıyla alınan arsa çitle çevrildi. 40 civarı meyve ağacı ekilen arsada su deposu ve sulama sistemi yerleştirildi. Aylık tanker ile ücretli olarak ağaç sulanması için her ay su satın alındığını söyleyen Güneş, şuan o bölgede 18.madde uygulanarak kendisine 627,4 metrekare alanlı başka bir arsa verildiğini belirtti. Plan değişikliğinin Haziran 2021 yılında ilan edildiğini ve bu ilanda tam olarak belirleyici bir yer ifadesi kullanılmadığı için fark edilmediğine dikkat çeken Doktor Nafi Güneş, bu yüzden bir aylık itiraz hakkı sürecini kaçırdıklarına vurgu yaptı.

Mevcut imarlı arsalarının söz konusu plan için yerinin değiştirildiğine dikkat çeken Güneş, “Arsamız köşe başı konumdaydı ve bu tarz durumlarda değerinde yer verilmesi gerekmektedir. Fakat bize arada bir parça verildi. Müstakil ev yapımı için özellikle köşe başı konumu tercih edip ona göre ödeme yapmıştım. Sözü edilen yeni parkın planına baktığımız zaman 10’ar dönümlük 2 park görülmektedir. İki park arasında da 15 metrelik yolun geçtiği görülmektedir. Bu kadar büyük dip dibe iki park yapmak için 18. Maddeyi yüzde 45 kesinti ile üst limitten uygulanmış olması bizi ve oradaki diğer hak sahiplerini mağdur etmiştir. “şeklinde konuştu.

“Büyük hayallerle imarlı olarak tapusunu aldığımız arsanın elimizden alınmış olması bizi yıkmıştır.” diyen Güneş, süreci yargıya taşıyacaklarını belirtti. Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’den sürecin yargıya intikal etmeden ortak bir paydada çözüm üretmesini beklediklerini ifade eden Güneş, halk olarak bu tür mağduriyetlerin 18. Madde uygulayıcısı belediye imar birimi tarafından oluşturulduğunun farkında olduklarını hatırlattı. Doktor Güneş ayrıca işlemlerin oldu bittiye getirilmek istenildiğine değinerek,”Yerel yönetimimiz internet sayfasına muallak bir ilan vererek ve güya anons ettirerek tebliğ ettiğini ifade etmektedir. Bu şekilde tebligat mı olur? Açıkça bu işlem oldu bittiye getirilmek istenmiştir” dedi.

İmar uygulama sınırını belirlemek belediyelerin elinde olduğundan dolayı düzenleme sınırı öyle bir belirleniyor ki DOP kesinti oranının yüzde 45 altına düşmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar ve kanun bu konuda kitleniyor. Çünkü re’sen yetki belediyelerin olduğundan bu konuda vatandaş mağdur taraf, mağdur veya haklı olsa bile kanun yetersizliğinden eli kolu bağlı oluyor.

Belediyeler 3194 sayılı imar kanunun 18.madde imar uygulamasını yıllarca yapmadan bekletiyorlar ve imar uygulaması yapılması gereken bölgeler 3194 sayılı kanunun 15. ve 16. maddelerine göre terk yaparak yapılaşma yoluna gidiliyor. Hal böyle olunca da yarın öbür gün belediyeye bir yer lazım olduğunda kamulaştırma yapmaktan kaçınarak elindeki re’sen yetki olan 18.madde imar uygulaması yoluna başvuruyor.

‘Yerleşim olan bölgeyi dışında tutalım ki bölgedeki mağduriyeti arttırıp kızgın vatandaş sayısını arttırmayalım’ mantığı güdülerek imar uygulaması yapma yoluna gidiliyor. Ancak burada yeni bir haksızlık doğuyor daha önce 15.ve 16. maddelere göre yapılaşan alanların terk oranları düşük miktarda olurken yeni yapılan 18.madde imar uygulama sahası nedense %45 altına düşürülmüyor ve burada haksızlık doğuyor. Çünkü o bölgenin kamu alanları ihtiyacı bu zamana kadar yapılaşmayan kısımdan karşılanıyor. Belediyeler kanunun verdiği re’sen yetkiyi kötüye kullanma ihtimali yüksek ve her ne kadar kanuna uygun olsa da yasal boşluklar vatandaşı mağdur ediyor.

Bir başka sıkıntı da belediyeler uygulamayı yaparken bazı yaptıklarının 3194 sayılı kanunun 18.madde imar uygulamasına uygun olmadığını bildiği halde bilerek ve isteyerek teknik ve uygulama hatası yapıyor. Çünkü ceza almak gibi bir derdi yok. Vatandaşların çoğu teknik konuda bilgisi olmadığı ve 18.madde o kadar geniş kapsamlı olduğu için; belediyelerin düşüncesi; anlayan olursa itiraz ederler düzeltiriz. Anlamazsa da onaylanır mantığı vardır.

Bilerek yapılan uygulama ve teknik hataları her seferinde mahkeme yolu ile çözüme gitmesi gerekir. Her süreç de en az 6 ay sürüyor. Bu bağlamda da süre mağduriyeti doğmaktadır. Ayrıca uygulamayı yapan belediye ve çalışanlarının ceza almak gibi bir derdi olmadığı için rahat ve geniş bir tavır takınabiliyorlar. Ceza alacaklarını bilseler ya da kanunda cezaya tabii haller olsa hiç bir belediye bu kadar geniş ve rahat davranamaz. Kanunun verdiği re’sen yetkiyi kullanırken dikkat eder. Böylece tarla bizim, istediğimiz gibi süreriz mantığı da ortadan kalkmış olur.

İmar uygulamalarının yıllarca yapılmadan bekletilmesi arasında geçen zamanda bölgede yapılaşmanın yüzde 90 seviyelerine ulaşıyor ve vatandaşların 30- 40 yıllık yerleri bu uygulama ile paramparça ediliyor. Bu zamanında yapılmadığı takdirde komşular ya da parsel sahipleri arasında düşmanlık kin ve nefrete dönüşüyor. Müstakil olan alanlar çözülemeyecek kadar hisseli konuma getiriliyor. Bu uygulamalar zamanında yani ilk imara açıldığında yapılır ise vatandaşların tamamı kârlı olacağından minimum mağduriyet yaşanır. Ancak belediyelerin söz konusu imar uygulamalarını 20- 30 yıl yapmadan bekletmesi nesilleri yerlerine bağlıyor ve vatandaşların yıllarca sahiplendiği gayrimenkulleri paramparça oluyor ve buna engel olamıyor. Söz konusu kanun ileride doğacak bütün sıkıntı ve mağduriyetler önüne geçecek kadar geniş ve kapsamlı olmadığından ya da revize edilmediğinden eksik kalıyor.

Diğer bir sıkıntıda 18.madde imar uygulaması yapılacak bölgeler bir şekilde fırsatçılar tarafından öğreniliyor. O bölgede ne kadar tamamı veya büyük bir kısmı yeşil alana, yola, parka kısacası kamu hizmet alanında kalan kadastral parsel varsa ucuz ücretlerden toplanıp daha sonra imar uygulamasından temiz parseller bekleniyor. Bunun da önüne geçilecek bir engel bulunmuyor.