Ana içeriğe geç İçeriğe geç
Son Dakika

Mardin’de Her Yağmurda Aynı Manzara: Peki Sorumlu Kim?

Mardin’de her yağmurda Kızıltepe ve Artuklu başta olmak üzere birçok ilçede cadde ve sokaklar su altında kalıyor. Yağmur suyu hatlarının temizliği ve bakımı sorumlu kurumların görev alanındayken gözler yine MARSU’ya çevriliyor. Kış öncesi alınan tedbirler ve yağış sırasında ilçe belediyelerinin sahadaki çalışmaları ise tartışma konusu oluyor.

Mardin’de Her Yağmurda Aynı Manzara: Peki Sorumlu Kim?

Kızıltepe ve Artuklu başta olmak üzere Mardin’in birçok ilçesinde yağış sonrası cadde ve sokaklar su altında kalıyor. Yağmur suyu hatlarının temizliği ve bakımı sorumlu kurumların görev alanında olmasına rağmen gözler yine MARSU’ya çevriliyor. Kış öncesi alınan tedbirler, yağmur suyu hatlarının temizliği ve yağış sırasında ekiplerin sahada olup olmadığı tartışma konusu oluyor.

Mardin’de her yağmurun ardından yaşanan su baskınları, caddelerin göle dönüşmesi ve yolların dere yatağını andıran görüntülere bürünmesi, yağmur suyu altyapısını ve kurumların sorumluluklarını yeniden gündeme taşıyor. Özellikle Kızıltepe ve Artuklu’da yaşanan sorunlar, yağış öncesinde alınması gereken tedbirlerin yeterliliğine ilişkin altında kalıyor. Her yağmurun ardından yaşanan su baskınları, kış öncesinde alınan tedbirleri ve kurumların sorumluluklarını yeniden gündeme getirirken gözler yine MARSU’ya çevriliyor. Ancak yağmur suyu hatlarının temizliği ve bakımı konusunda sorumluluk, hattın bulunduğu yolun hangi kurumun yetki alanında olduğuna göre değişiyor.

Yağmur Suyu Hatlarından Kim Sorumlu?

Yağmur suyu hatlarının temizliği, bakımı ve onarımı, ilgili yolun sorumluluğunu taşıyan kurumların görev alanı kapsamında yürütülmesi gerekiyor.

Yağışlı mevsim öncesinde mazgal ve ızgaraların temizlenmesi, hatlarda biriken çamur ve atıkların giderilmesi, tıkanıklıkların kontrol edilmesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda kombine kanal temizleme araçlarıyla çalışma yapılması, su baskını riskini azaltabilecek başlıca tedbirler arasında yer alıyor.

Ancak Mardin’de her yağmurun ardından benzer görüntülerin ortaya çıkması, bu tedbirlerin yeterliliğini tartışmaya açıyor. Vatandaşlar, özellikle yoğun yağış sırasında ilçe belediyeleri ve Karayolları ekiplerini sahada yeterince göremediklerini dile getirirken sorun yaşandıktan sonra müdahale edilmesi yerine yağış öncesinde önlem alınmasını istiyor.

Gözler Neden Yine MARSU’ya Çevriliyor?

Yağış sonrası oluşan su birikintilerinde gözler çoğunlukla MARSU’ya çevriliyor. Oysa yağmur suyu hatlarının temizliği, bakımı ve onarımında sorumluluk, ilgili yolun ve altyapının yetki alanına göre belirleniyor.

MARSU ekiplerinin yağış sırasında sahada görülmesi ve vatandaşların yaşadığı sorunlara müdahale etmesi, kurumun yağmur suyu hatlarından doğrudan sorumlu olduğu anlamına gelmiyor. Buna karşın ilçe belediyeleri ve Karayolları ekiplerinin sahada yeterince görülmemesi eleştirilere neden oluyor.

MARSU ekipleri ise yağmur sularının atık su altyapısına yönelmesiyle sistemde meydana gelen taşkın ve tıkanıklıklara müdahale ederek vatandaşların mağduriyetini azaltmaya çalışıyor. Bu durum, kurumların kendi sorumluluk alanlarındaki görevlerini yerine getirmesinin ve yağış sırasında sahada etkin şekilde bulunmasının önemini ortaya koyuyor.

Yağmur Suyunun Atık Su Hatlarına Bağlanması Sistemi Zorluyor

Sorunun bir diğer boyutunu, yağmur sularının MARSU’nun atık su altyapısına yönlendirilmesi oluşturuyor. Esas olarak evsel atık suları taşımak üzere projelendirilen hatlara yağmur suyunun kontrolsüz biçimde girmesi, özellikle yoğun yağışlarda sistemin kapasitesini zorlayabiliyor.

Bu durum, mevcut atık su altyapısında taşkın ve tıkanıklık riskini artırabiliyor. Yağmur sularının uygun hatlarla toplanıp tahliye edilmesi, mevcut altyapının düzenli temizlenmesi ve atık su hatlarına kontrolsüz yağmur suyu girişlerinin önlenmesi gerekiyor.

Mardin’de her yağmurun ardından ortaya çıkan görüntüler, yalnızca yağışın şiddetini değil, yağış öncesinde alınan tedbirleri ve kurumlar arasındaki sorumluluk paylaşımını da tartışmaya açıyor.

İmar Sorunları
Mardin’in bazı ilçelerinde dere yataklarında yapılaşmaya izin verilmesi ve cadde ile sokakların çevresindeki alanlara göre daha düşük kotta kalması, yoğun yağışlarda su baskını riskini artırıyor. Yüksek kesimlerden gelen yağmur sularının bu bölgelerde birikmesi, tahliyeyi zorlaştırıyor. Sorunun önüne geçilebilmesi için imar planlaması, yol kotları ve yağmur suyu altyapısının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Dere Yatakları Ve Dağlardan Gelen Sular

Kırsal mahallelerde yaşanan su baskınlarında dağlardan gelen yağmur suları ve dere yataklarının taşması da etkili oluyor. Bu noktada Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen dere ıslahı ve taşkın önleme çalışmalarının yanı sıra, menfezlerin yeterliliği ve sel sularının yerleşim alanlarına ulaşmasını önleyecek tedbirler de gündeme geliyor. Yoğun yağışlarda yaşanan taşkınların azaltılması için ilgili kurumların kendi sorumluluk alanlarında gerekli önlemleri alması gerekiyor.

Vatandaşların beklentisi ise açık: Yağmur başladığında ekipleri aramak zorunda kalmadan gerekli önlemlerin önceden alınması, sorumluluk sahibi kurumların sahada bulunması ve su baskını yaşanan noktalara zamanında müdahale edilmesi.

Bu habere emoji ile tepki ver

0
0
0
0
0
0
0
Bu haberi paylaşınBeğendiyseniz çevrenizle paylaşın.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar onaylandıktan sonra görünür.