Merkez Spor Kompleksi Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Mardin temsilcisi adeta oyunun tek hakimi gibiydi. Topa hükmeden, oyunu yönlendiren, pozisyon üreten taraf net şekilde Mardin 1969 Spor’du. Ancak futbolda bazen her şeyi doğru yapsanız bile tabelayı değiştiremezsiniz… İşte o günlerden biri yaşandı.
Sayısız gol fırsatı, kaçan net pozisyonlar ve üzerine eklenen şanssızlıklar… Skor tabelası 0-0’da kaldı ama oyun Mardin 1969 Spor’un üstünlüğünü net şekilde ortaya koydu.
Karşılaşmanın bir diğer dikkat çeken noktası ise hakem yönetimiydi. Erdem Mertoğlu’nun verdiği ve vermediği kararlar sahada tansiyonu yükseltti. Mardin cephesinin beklediği iki net penaltı pozisyonunun es geçilmesi, sadece teknik heyetin değil, tribünlerin de tepkisini çekti. Futbolun doğasında hatalar vardır, ancak bu tür kritik maçlarda yapılan hatalar oyunun kaderini doğrudan etkiler.
Tüm bu tabloya rağmen Mardin 1969 Spor için önemli bir gerçek var:
Deplasmandan alınan 0-0, aslında kayıp değil; aksine güçlü bir avantaj.
Çünkü şimdi sahne Mardin’de…
4 Mayıs’ta 21 Kasım Şehir Stadı’nda oynanacak rövanş, sadece bir maç değil; bir sezonun, hatta bir hayalin karşılığı olacak. Bu takım, Kahramanmaraş deplasmanında rakibine neredeyse pozisyon vermedi. Kendi sahasında, kendi taraftarı önünde bu oyunun karşılığını alabilecek güce fazlasıyla sahip.
Teknik direktör Bülent Akan’ın maç sonu sözleri de aslında her şeyi özetliyor:
İyi oyun var, mücadele var, inanç var… Eksik olan tek şey gol.
Kulüp başkanı Rıdvan Aşar’ın takıma yaptığı konuşma ise bu hikâyenin ruhunu yansıtıyor:
“Bugün olmadıysa, pazartesi olacak.”
Bu söz sadece bir motivasyon değil, aynı zamanda bir hedefin ilanı.
Mardin 1969 Spor artık final kapısında. Rakip kim olursa olsun, bu oyun ve bu inanç sürdüğü sürece yolun sonu çok uzak değil.
Şimdi soru şu:
Bu hikâye pazartesi gecesi finale mi yazılacak? Derik Sesi Gazetesi Muhabiri Ali Aydoğan
