Cemil Aydoğan, “Cemile Sor” isminin ortaya çıkışının Kızıltepe Lisesi’nde öğrenci olduğu yıllara dayandığını belirtti.
“16 yarışmaya katıldım, 16’sında da birinci oldum”
Aydoğan, o dönemde atletizmle ilgilendiğini ve bölgesel yarışmalarda elde ettiği başarıların kendisine “Cemile Sor” lakabının verilmesinde etkili olduğunu söyledi.
“Kızıltepe Lisesi’nde öğrenci olduğum zaman atletizmde yenilmeyen bir ünvana sahiptim. Bölgeler arası yarışmalarda 16 defa yarıştım ve 16 defa birinci oldum. Bu yarışmalar içerisinde uluslararası Mezopotamya Kupası da vardı.”
Bu başarıların ardından “Cemile Sor”un bir simge haline geldiğini ifade eden Aydoğan, “Cemile Sor’u geçmek mümkün değil, yani Kızıl Cemil’i geçmek mümkün değil” sözleriyle o dönemde oluşan imajı anlattı.
Gazi Üniversitesi yıllarında “Kızıl Meydan” dönemi
Aydoğan, daha sonra eğitim hayatını sürdürmek üzere Gazi Üniversitesi’ne gittiğini ve burada oldukça hareketli bir döneme tanıklık ettiğini söyledi.
Üniversitede eğitim gördüğü yıllarda yaşanan olaylara değinen Aydoğan, şöyle konuştu:
“Biz o okulu bitirinceye kadar 16 insan hayatını kaybetti, öldürüldü, 60 kişinin üzerinde insan yaralandı. Çok kritik bir dönemdi.”
Üniversitede yaşanan bir kavganın ise kendisine yeni bir lakap kazandırdığını anlatan Aydoğan, spor salonunda çıkan büyük bir kavganın içerisinde kendisinin de yer aldığını belirtti.
“O kavga ‘Kızıl Meydan’ ismini beraberinde getirdi”
Aydoğan, spor salonunda yaşanan kavgada karşı karşıya geldiği kişiyle yaşadığı mücadele sonrasında kavganın sona erdiğini ifade ederek, bu olayın ardından isminin “Kızıl Meydan” olarak anılmaya başladığını söyledi.
“O kavga içerisinde iki kişi karşı karşıya geldik. Kıran kırana kavgada ben onu yenme imkânına sahip oldum. Dolayısıyla o kavga spor salonundaki tüm kavganın bitmesini beraberinde getirdi. Spor salonu talihsiz bir ortamda kana bulanmıştı. O kavga bitince artık Kızıl, ben Cemil Aydoğan ismi Kızıl Meydan olarak değişti.”
Bu dönemin ardından Gazi Üniversitesi öğrenci temsilciliğine seçildiğini belirten Aydoğan, “Kızıl Meydan” isminin üniversite çevresinde daha geniş şekilde kullanılmaya başladığını söyledi.
“Bölgeye dönünce yeniden Cemile Sor oldu”
Aydoğan, Gazi Üniversitesi yıllarında “Kızıl Meydan” olarak bilindiğini, bu ismin farklı üniversitelerde de kendisiyle özdeşleştiğini belirtti.
Bölgeye döndüğünde ise lakabının yeniden değiştiğini ifade eden Aydoğan, “Ben bölgeye geldiğim zaman bu sefer o Kızıl Meydan, Cemile Sor olarak yeniden değişikliğe uğradı” dedi.
Aydoğan, bugün “Cemile Sor” isminin kendi isminden daha fazla bilinir hale geldiğini de belirterek, “Şu anda Cemile Sor ismi Cemil Aydoğan’ın çok ilerisindedir” ifadelerini kullandı.
Barzani ile Erbil’de dikkat çeken “Cemile Sor” anısı
Cemil Aydoğan, “Cemile Sor” isminin kendisi açısından unutulmaz bir anıya dönüştüğü olaylardan birinin de 2015 yılında Erbil’de yaşandığını anlattı.
2015 yılında Mesud Barzani’yi ziyaret ettiğini belirten Aydoğan, barışa katkılarından dolayı kendisine bir ödül verdiğini söyledi.
Aydoğan, görüşme sırasında yaşadığı anıyı şöyle anlattı:
“Biz onun yanına giderken dış kapıda karşıladı beni. Benimle beraber bir iki kişi vardı. ‘Cemile Sor’ dedi. Kürtçe, ‘Hoş gelmişsin, bize şeref vermişsin’ dedi.”
Bu sözler karşısında şaşırdığını ifade eden Aydoğan, Barzani’nin kendisini “Cemile Sor” olarak takdim etmesinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.
“Ben gerçekten şaşırdım. Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı bana ‘Cemile Sor’ diye beni lanse etti, beni takdim etti. Gerçekten de o takdimle beraber onur duydum.”
“Cemile Sor’un tarihçesi öz olarak budur”
Cemil Aydoğan, yıllar içerisinde farklı dönemlerde farklı anlamlar kazanan “Cemile Sor” isminin bugün kendi kimliğiyle özdeşleştiğini belirterek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı.
