Reklam

Kan Davasına, Tefeciliğe ve Bağımlılığa Sert Mesaj!

Mardin Aşiretler İstişare Meclisi tarafından Kızıltepe’de düzenlenen çalıştayda, bölgenin yıllardır mücadele ettiği toplumsal sorunlara karşı dikkat çeken mesajlar verildi. Kan davası, toplu intikam, tefecilik, bağımlılık, aile yapısındaki bozulma ve israf masaya yatırılırken, çözüm için toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısı yapıldı.

Kan Davasına, Tefeciliğe ve Bağımlılığa Sert Mesaj!
Selman Güneş
Yayınlanma

21:24 - 06 Eylül 2026

Güncelleme

21:24 - 06 Eylül 2026

Okuma Süresi

6 dakika

Kızıltepe’de gerçekleştirilen Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Çalıştayı’nda aşiret mensupları, kanaat önderleri, alimler, akademisyenler, eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış ve selamlama konuşmasını Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Üyesi Molla Fesih Memiş yaptı. Çalıştay boyunca toplumsal barış, aile kurumu, gençlerin bağımlılıklardan korunması, eğitim, sosyal dayanışma ve ekonomik sorunlar başta olmak üzere birçok konu ele alındı.

Uzmanlar toplumsal sorunları masaya yatırdı

Çalıştay kapsamında akademisyen ve uzmanlar tarafından farklı başlıklarda sunumlar gerçekleştirildi.

Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zahir Ertekin, Mardin’de toplumsal barış, husumetler ve sosyal dayanışma konularını değerlendirdi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek, aile kurumunun karşı karşıya bulunduğu yeni sorunlara dikkat çekti.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı ise gençler arasında bağımlılık riskleri ve mücadele yöntemleri üzerine sunum yaptı.

Eğitimci Mehmet Bilgiç’in “Dramatik Monolog: Beni Kim Kaybetti?” başlıklı bölümünün ardından Araştırmacı-Yazar Mahmut Kılınç’ın moderatörlüğünde istişare ve değerlendirme bölümü gerçekleştirildi.

12 maddelik bildirge açıklandı

Çalıştayın en dikkat çeken bölümü ise 12 maddelik sonuç bildirgesinin kamuoyuna açıklanması oldu.

Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Üyesi Mehmet Şerif Öter tarafından okunan bildirgede; kan davası, toplu intikam, tefecilik, bağımlılık, aile yapısı, düğünlerdeki aşırı harcamalar, eğitim, sosyal dayanışma, cami ve medreselerin rolü ile taziye kültürü gibi çok sayıda konuya ilişkin tavsiyeler yer aldı.

“Bir kişinin suçu ailesine ve aşiretine yüklenemez”

Bildirgenin önemli başlıklarından biri suçun şahsiliği oldu.

Uyuşturucu, organize suç, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçların bireysel sorumluluk doğurduğu belirtilerek, bir kişinin işlediği suç nedeniyle ailesinin, akrabalarının veya mensubu olduğu aşiretin topluca suçlanmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Kan davası ve toplu intikam anlayışına da açık şekilde karşı çıkılan bildirgede, iki kişi veya iki aile arasında yaşanan bir anlaşmazlığın aşiretler arasında uzun süreli husumete dönüştürülmemesi gerektiği ifade edildi.

Aşiret reisleri ve kanaat önderlerine de çağrı yapılarak, anlaşmazlıkların büyümeden önlenmesi ve tarafların hukuk, adalet ve barış yoluna yönlendirilmesi istendi.

Tefeciliğe karşı ortak mücadele çağrısı

Sonuç bildirgesinde tefecilik de sert ifadelerle eleştirildi.

Tefeciliğin bireyleri ve aileleri ekonomik çıkmaza sürükleyen ciddi bir tehdit olduğu belirtilerek, bu alanda hem hukuki hem de toplumsal mücadelenin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Uyuşturucu, kumar, fuhuş ve tefecilik gibi alanlardan elde edilen kazançların meşru olmadığı vurgulanırken, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca kullanıcıların değil, üretimden dağıtıma kadar tüm suç ağlarının hedef alınması gerektiğine dikkat çekildi.

Gençlerin yalnızca suçlu olarak görülmemesi, korunmaları ve yeniden topluma kazandırılmaları gerektiği ifade edildi.

Düğün masraflarına sınır önerisi

Bildirgenin dikkat çeken maddelerinden biri de evliliklerin önündeki ekonomik engeller oldu.

Aşırı düğün masrafları, yüksek mehir ve altın talepleri ile gösterişin gençlerin evlilik hayatına başlamasını zorlaştırdığı belirtilerek, sade düğün yapılması çağrısında bulunuldu.

Mardin ve ilçelerinde gelin için talep edilecek altın miktarının 150-200 gramı geçmemesi tavsiye edildi.

Nişan, düğün, sünnet ve benzeri merasimlerde ailelerin ekonomik gücünü aşan harcamalara zorlanmaması gerektiği belirtildi.

Camiler ve medreseler için destek çağrısı

Bildirge kapsamında eğitim ve manevi hayat da önemli başlıklar arasında yer aldı.

Camilerin yalnızca ibadet edilen yerler olmadığı; aynı zamanda kardeşlik, dayanışma, eğitim, ahlak ve toplumsal huzurun güçlendirilmesine katkı sunması gerektiği ifade edildi.

Medreselerin ve geleneksel ilim kurumlarının yaşatılması için toplumun desteğinin artırılması istenirken, çocukların ve gençlerin yalnızca akademik yönden değil, kültürel, sosyal ve manevi açıdan da desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesi, kütüphanelerin ve okuma alanlarının yaygınlaştırılması da öneriler arasında yer aldı.

Taziyelerde “israf” uyarısı

Bildirgenin bir diğer başlığı ise taziye kültürü oldu.

Acılı ailelerin üzerine yeni bir ekonomik yük bindirilmemesi gerektiği belirtilerek, taziyelerde gösteriş ve israftan uzak durulması çağrısı yapıldı.

Taziye ziyaretlerinin mümkün olduğunca yemek saatleri dışında gerçekleştirilmesi tavsiye edilirken, taziyelerin asıl amacının dayanışma, sabır, dua ve kardeşlik olması gerektiği ifade edildi.

“Kararlar kâğıt üzerinde kalmamalı”

Çalıştayın sonunda verilen en önemli mesajlardan biri de alınan kararların uygulanmasına ilişkin oldu.

Sonuç bildirgesinde, ortaya konulan önerilerin yalnızca bir toplantı metni olarak kalmaması gerektiği belirtilerek, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütülmesi çağrısı yapıldı.

Alınan kararların belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi ve uygulanıp uygulanmadığının takip edilmesi gerektiği vurgulandı.

Mardin Aşiretler İstişare Meclisi tarafından yayımlanan bildirgenin genel mesajında ise toplumsal huzurun yalnızca yasalarla değil; adalet, ahlak, güçlü aile yapısı, eğitim, dayanışma, manevi değerler ve ortak vicdanla korunabileceğine dikkat çekildi.

Bildirgenin sonunda idarecilerden kamu kurumlarına, yerel yönetimlerden aşiret reislerine, alimlerden kanaat önderlerine ve toplumun tamamına; iyiliği çoğaltma, kötülüğün önüne geçme, hakkı ve adaleti savunma ve Mardin’in kültürel ve manevi değerlerine sahip çıkma çağrısı yapıldı.


"Kan Davasına, Tefeciliğe ve Bağımlılığa Sert Mesaj!"

  • Mehmet kahraman dedi ki:

    Bu adam çok karşıma çıkıyor memlekettede baya saygı duyulan itibar sahibi gariban babası adam gibi adam gerçekten Şerif Öter sadece haktan yana konuşuyor Sizi siyasetin en üst kademelerinde görmeyi çok isteriz çünkü çok hakediyorsunuz o mertebeyi tebrikler sayın başkanım nice başarılarınıza….

Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir